🌾 Siyez Buğdayının 10.000 Yıllık Yolculuğu
O, insanlık tarihinin seyrini değiştiren, tarımın başlangıcına tanıklık eden, yaşayan bir efsane...
Sofralarımızda ağırladığımız, kokusuyla bizi geçmişe götüren, lezzetiyle şifa veren Siyez buğdayı (Triticum monococcum), sıradan bir tahıl değildir. Siyezin öyküsü, günümüzden yaklaşık 10.000 ila 12.000 yıl önce, insanlığın göçebelikten yerleşik hayata geçiş yaptığı "Bereketli Hilal"de başlamıştır. Göbeklitepe ve Çatalhöyük gibi dünyanın en eski yerleşim yerlerinde kültüre alınan ilk buğday türlerinden biridir.
Genetik Kusursuzluk: 14 Kromozom
Siyezi diğer buğdaylardan ayıran en kritik özellik, onun genetik kusursuzluğudur. 20. yüzyıldaki endüstriyel tarım devrimi dünya verim almak adına buğdayın genetiğiyle oynamış, kromozom sayısını 42'ye çıkarmıştır. Ancak Siyez, doğanın ona ilk gün verdiği o saf ve orijinal şifreyi, yani 14 kromozomlu (diploid) yapısını inatla korumuştur. Bu, insan sindirim sisteminin binlerce yıldır tanıdığı formdur.

Fırtınadan Sağ Çıkan Kale: Kastamonu
Kastamonu'nun sarp Küre Dağları ve kanaatkar çiftçisi sayesinde siyez endüstriyel tarımdan sağ çıktı. Çiftçi "Az verdi ama öz verdi, şifa verdi" diyerek yüzyıllar boyunca siyez tohumunu terk etmedi, ahşap sandıklarda sakladı.
Toprağın Bekçileri: Kastamonu Çiftçisi
Devrekani’nin sert iklimine direnir, en zorlu arazilerde bile inatla yeşerir. Kendi 500 dönümlük arazimizde siyezi özenle ekerken, vizyonumuzu sadece kendimizle sınırlamıyoruz. Yaklaşık 3000 dönümlük arazide Kastamonu yerel üreticileriyle omuz omuza çalışıyoruz. Onların yetiştirdiği siyezi tam değerinde alarak hem emeklerine hem geleceğe sahip çıkıyoruz.
Gelenekten Gelen Lezzet, Modern Kalite
İster kendi tarlamızdan, ister kooperatifimizden alalım; tüm ürünlerimizi önce kalite testlerine sokuyor, doğasına zarar vermeden özenle işliyoruz.
Ürünlerimizi İnceleyin